|

Kitap İncelemesi | Satranç

Stefan Zweig, 1881 yılında Viyana’da doğdu. Avusturya, Fransa ve Almanya’da öğrenim gördü. Savaş karşıtı kişiliğiyle dikkat çekti. 1919-1934 yılları arasında Salzburg’da yaşadı. Nazilerin baskısı yüzünden Salzburg’u terk etmek zorunda kaldı. İlk şiirlerini 1901 yılında yayımladı. Çok sayıda deneme, öykü, uzun öykünün yanı sıra büyük bir ustalıkla kaleme aldığı yaşamöyküleriyle de ünlüdür. Psikolojiye ve Freud’un öğretisine duyduğu yoğun ilgi, Zweig’ın derin karakter incelemelerinde ifade bulur. Özellikle tarihsel karakterler üzerinde yazdığı yorumlar ve yaşamöyküleri, psikolojik çözümlemeler bakımından son derece zengindir. Zweig, Avrupa’nın içine düştüğü siyasal duruma dayanamayarak 1942 yılında Brezilya’da karısıyla birlikte intihar etti.

Kitabın Konusu

Hikâye New York’tan Buenos Aires’e yolculuk yapan bir deniz vapurunda yaşanır. Bir grup yolcu gemideki kurgusal satranç şampiyonu Mirko Czentovic’i partiye davet eder. İlk partiyi beklendiği gibi rahatlıkla şampiyon kazanır. Yine kaybedilmekte olan rövanş partisinin ortasında, oyuna Dr. B. adında bir başka yolcu daha katılır ve bir beraberlik kurtarır. Bunun üzerine yolcular tarafından Czentovic ile Dr. B arasında bir müsabaka organize edilir. Müsabaka başlamadan Dr. B. kitapta hikâyeyi anlatana satrancı nasıl öğrendiğini bildirir. Gestapo tarafından bir otel odasında aylarca hücre hapsine kapatılmışken, bir sorgulama öncesi bekletildiği odanın duvarında asılan montun cebindeki satranç kitabını çalmayı başarmıştır. Kitaptaki kaydedilmiş oyunları satranç tahtası olmadan kendi kafasında oynamaya başlar. Satranç hücrede sıkıntıdan çıldırmak üzere olan Dr. B’nin hayatını kurtarmıştır. Ancak zamanla ölü nokta dediği kitaptaki bütün oyunları ezbere öğrendikten sonra, kitabı çalmadan önce hücredeki sıkıntıdan yıprandığı konumuna tekrar düşer. Bunun üzerine kafasında yeni partiler icat eder ve şizofrenik tarzda partileri sinir krizi geçirene dek kendi kendine karşı oynamaya başlar. Sonunda hapisten salıverilmiştir. Gemide satranç şampiyonuna karşı ilk müsabaka Czentovic’in yenilgisi ile biter. Dr. B zihninde kendiyle yaptığı binlerce oyunun verdiği yetkinlik sayesinde Czentovic’in oynayacağı oyunları önceden hesaplayabilmekte ve çok hızlı bir şekilde hamle yapmaktadır. İkinci müsabaka sırasında Czentovic, karşısındakinin zamanla huzursuzlaştığını fark edince özenle yavaş oynamaya başlar ve Dr. B yine kriz geçirince parti yarıda kalır.

Similar Posts

  • Neden Herkesin Bir Kütüphanesi Olmalı?

    Kütüphaneler sadece kitapların saklandığı yerler değildir; aynı zamanda bilgiyle, düşünceyle ve duyguyla kurduğumuz ilişkinin bir simgesidir. Her bireyin evinde küçük de olsa bir kitaplığı olmalı. Çünkü kitaplar yaşadığımız alanı zenginleştirir, düşünce dünyamızı genişletir ve bizi biz yapan anıları saklar. Kendi oluşturduğunuz bir kütüphane, sizin entelektüel geçmişinizin bir yansımasıdır. Hangi kitapları okuduğunuz, nelerden etkilendiğiniz, hangi yazarları…

  • Neden Klasikleri Okumalıyız?

    Klasikler, sadece geçmişin birer anıtı değil, aynı zamanda bugünün de can alıcı sorularına cevaplar arayan eserlerdir. Yüzyıllar geçse de, klasiklerin bize sunduğu derinlik ve düşünsel zenginlik halen geçerliliğini korur. İşte klasik kitapları okumamız için bazı sebepler: 1.1. İnsan Doğasının Evrenselliği Klasik edebiyat, insanın en temel duygusal ve psikolojik hallerine odaklanır. Aşk, nefret, kıskanmak, hırs, korku…

  • |

    Kitap İncelemesi | Kuyucaklı Yusuf

    Sabahattin Ali 25 Şubat 1907’de Gümülcine’de doğdu, 2 Nisan 1948’de Kırklareli’nde öldürüldü. İstanbul İlköğretmen Okulu’nu bitiren Sabahattin Ali, Yozgat’ta bir yıl öğretmenlikten sonra, 1928 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nca Almanya’ya gönderildi. 1930’da döndükten sonra Aydın, Konya ve Ankara ortaokullarında Almanca öğretmenliği, Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü’nde memurluk ve Devlet Konservatuvarı’nda dramaturgluk yaptı. 1945’te Bakanlık emrine alındı,…

  • Kitap Kulüpleri ile Tanıştınız mı?

    Kitap okumak bireysel bir eylem gibi görünse de paylaşıldığında çok daha anlamlı hâle gelir. Kitap kulüpleri tam da bu ihtiyaca cevap verir. Aynı kitabı okuyup farklı düşüncelerle tartışmak, okuma deneyimini derinleştirir ve bakış açınızı genişletir. Kitap kulüpleri, özellikle düzenli okuma alışkanlığı kazanmak isteyenler için büyük bir motivasyon kaynağıdır. Her ay belirli bir kitap seçilir, üyeler…

  • Kitap Okumanın Hayata Katkıları

    Kitap okumak, bireyin zihinsel ve duygusal gelişiminde en etkili araçlardan biri olarak kabul edilir. Bir kitabın sayfalarında kaybolmak, sadece bilgi edinmekle sınırlı kalmaz; aynı zamanda insanın hayal gücünü genişletir, empati yeteneğini artırır ve duygusal zekasını geliştirir. Günlük yaşamın karmaşası içinde kitap okumak, bir mola verip farklı bir dünyaya adım atma imkânı sunar. Kitaplar, geçmişin izlerini…

  • Kitap Okumanın Hayatımıza Etkileri

    Kitap okumak, insan yaşamına sayısız fayda sağlayan bir alışkanlıktır. Sadece bilgi edinmekle kalmaz, aynı zamanda zihinsel sağlığımızı korur, empati duygumuzu geliştirir, hatta stres seviyemizi düşürür. Yapılan bilimsel araştırmalar, günde sadece 30 dakika kitap okumanın, beyin fonksiyonlarını olumlu etkilediğini, yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlattığını göstermektedir. Okuyan bireyler, olaylara daha geniş bir perspektiften bakabilir. Kitaplar farklı dünyalara…