|

Kitap İncelemesi | Uğultulu Tepeler

Emily Bronte 1818 yılında İngiltere’de Thornton, Yorkshire’da doğdu. Altı çocuğun beşincisi olan Emily, Charlotte Brontë’nin küçük kız kardeşi idi. 1820’de aile Haworth’a taşındı. Çocukluk yıllarında, annelerinin ölümünün ardından, üç kız kardeş (Charlotte, Emily ve Anne) ve erkek kardeşleri Branwell Brontë hayalî yerler düşlemişlerdir ki bunların isimlerine hikâyelerinde rastlanmaktadır. Emily’nin o dönemde kaleme aldığı çalışmalarından çok azı bugüne ulaşabilmiştir. Emily 1838’de Halifax yakınlarındaki Mis Patchett’in Kızlar Akademisinde (Miss Patchett’s Ladies Academy) çalıştı. Daha sonra kardeşi Charlotte ile birlikte Brüksel’deki özel bir okula devam etmiştir.

Emily’nin şiirdeki yeteneğinin ailesi tarafından keşfedilmesiyle, kız kardeşleri Charlotte ve Anne ile birlikte, 1846’da ortak bir şiir kitabı yayımlamışlardır. Eseri, dönemin kadın yazarlara karşı önyargılı tavrından sıyrılabilmek amacıyla, hem erkek hem de kadın ismi olarak kullanılan mahlaslarla basmışlardır. Kullandıkları mahlaslar gerçek isimlerinin baş harfleriyle aynı baş harfe sahipti: Charlotte iςin Currer Bell, Emily icin Ellis Bell ve Anne iςin Acton Bell

1847’de tek ɾomanı olan Uğultulu Tepeleɾ’i yayımlamıştıɾ ki bu ɾoman üç ciltlik biɾ setin ilk iki cildini oluştuɾmaktaydı. Son cilt kız kaɾdeşi Anne taɾafından yazılan Agnes Gɾey isimli ɾomandıɾ. Romanın yenilikςi yaρısı eleştiɾmenleɾi biɾ anlamda şaşıɾtmıştıɾ. Heɾ ne kadaɾ ilk çıktığında hem iyi hem de kötü yoɾumlaɾ alsa da, ɾoman zamanla biɾ İngiliz edebiyatı klasiği haline gelmiştiɾ. 1850’de Chaɾlotte ɾomanı yayına hazıɾlayıp, düzenlemiş ve Emily’nin geɾçek ismiyle, tek başına biɾ eseɾ olaɾak Uğultulu Tepeleɾ ismiyle yayımlamıştıɾ.

Romanın konusu, aşk, şehvet ve intikam temalarına dayanır. Birbirini çok seven Heathcliff ve Catherine’in aşkının bir anda hayal kırıklığına dönmesininin ardından Heathcliff, uzun yıllar sürecek olan bir intikam oyununun peşine düşer.

Kız kaɾdeşleɾi gibi Emily’nin sağlığı da evde ve okuldaki zoɾ şaɾtlaɾ sebebiyle zayıflamış, kötüleşmiştiɾ. Eɾkek kaɾdeşinin Eylül’deki cenazesi sıɾasında soğuk algınlığı kaρmış, ve heɾ tüɾlü tıbbî müdahaleyi ɾeddettikten sonɾa 19 Aɾalık 1848’de tübeɾküloz sebebiyle vefat etmiştiɾ. Hawoɾth, West Yoɾkshiɾe (Batı Yoɾkshiɾe), İngilteɾe’de defnedilmiştiɾ.

Kitabın Konusu

Uğultulu Tepeler adlı evin sahibi Earnshaw, bir gün Liverpool’dan 6 yaşında esmer bir çingene oğlan çocuğu ile döner. Kimsesi olmayan ve adını Heathcliff koyduğu bu çocuğu oğlu Hindley ve kızı Catherine ile birlikte kendi oğlu gibi büyütmeye karar verir. Catherine ile Heathcliff birbirlerini kısa süre içinde sevmeye başlarlar. Babalarının ölümünün ardından, Hindley, Heathcliff’e uşak muamelesi yapmaya ve çok kötü davranmaya başlar. Heathcliff, Catherine’in onun gibi biriyle evlenmesinin küçük düşürücü bir durum olduğunu öğrenir ve Uğultulu Tepeler’den kaçar. Üç yıl boyunca ortalarda görünmeyen Heathcliff, üç yıl sonra zengin bir adam olarak geri döner. Yokluğunda Catherine komşu malikanenin varlıklı sahibi Edgar Linton ile evlenmiştir. Catherine ile Heathcliff karşılaştıklarında aralarında aşk yeniden alevlenir. Catherine, doğum yaptıktan sonra hayatını kaybeder. Heathcliff, intikam alma amacıyla Edgar Linton’ın kız kardeşi Isabella ile evlenir, evliliklerinden bir oğlu olur. Aradan 20 yıl geçtikten sonra oğlunu, Catherine ile Edgar Linton’ın kızıyla zorla evlendirerek intikam almayı sürdürür.

Similar Posts

  • Yazmak ve Okumak: Birlikte Büyüleyici Bir Yolculuk

    Yazmak ve okumak birbirini tamamlayan iki eylemdir. Her ikisi de insanların kendilerini ifade etme yolu olarak büyük önem taşıyor. Peki bu iki etkinlik neden bu kadar değerli? Bu yazımızda yazmanın ve okumanın hayatımıza kattığı anlamı araştıracağız. Okumanın Önemi 1. Bilgi ve Anlayışın Geliştirilmesi: Okumak bilgi edinmenin en temel yollarından biridir. Farklı konulardaki kitapları okuyarak yeni…

  • Kitap Kokusu mu, E-Kitap mı?

    Geleneksel kitaplarla dijital kitaplar arasında seçim yapmak, aslında sadece teknik bir tercih değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı meselesidir. Bazıları için sayfa çevirmenin, kitap kokusunu içine çekmenin ve bir kitaplıktan kitap seçmenin hissi hiçbir teknolojiyle yer değişemez. Kitabın ağırlığı, kapağının dokusu, hatta eski kitapların sararmış sayfaları bile bir anlam taşır. Öte yandan, teknolojik gelişmelerle birlikte…

  • Neden Herkesin Bir Kütüphanesi Olmalı?

    Kütüphaneler sadece kitapların saklandığı yerler değildir; aynı zamanda bilgiyle, düşünceyle ve duyguyla kurduğumuz ilişkinin bir simgesidir. Her bireyin evinde küçük de olsa bir kitaplığı olmalı. Çünkü kitaplar yaşadığımız alanı zenginleştirir, düşünce dünyamızı genişletir ve bizi biz yapan anıları saklar. Kendi oluşturduğunuz bir kütüphane, sizin entelektüel geçmişinizin bir yansımasıdır. Hangi kitapları okuduğunuz, nelerden etkilendiğiniz, hangi yazarları…

  • Kitap Bağışı: Paylaşımın Ve Eğitimin Anahtarlığı

    Kitaplar, bilgiye ve hayal gücünüze açılan kapılardır. Ancak herkes bu değerli hazineye ulaşma imkanına sahip olmayabilir. Kitap bağışı, hem bireysel hem de toplumsal anlamda büyük bir fark yaratabilir. Bu yazıda kitap bağışının önemi, nasıl yapılacağı ve bağış yapabileceğiniz yerler hakkında bilgi vereceğim. Kitap Bağışı Neden Önemlidir? Eğitim Erişimini Arttırır Kitaplar, özellikle maddi imkanları kısıtlı olan…

  • Kitabın Tarihi ve Gelişimi

    Kitaplar insanlık tarihinin en önemli iletişim ve bilgi aktarım araçlarından biridir. İlk kitaplar M.Ö. 3500 yıllarında Mezopotamya’da kil tabletler üzerine yazılmıştır. Bu tabletler, yazının icadıyla birlikte kayıt tutma ve bilgi paylaşımında devrim yarattı. Antik Yunan ve Roma dönemlerinde parşömen ve papirüs kullanılarak daha hafif ve daha taşınabilir kitaplar yapılmaya başlandı. Bu dönemde eserler genellikle yazma…

  • |

    Kitap İncelemesi | Hayvan Çiftliği

    George ORWELL, 1903’te Hindistan’ın Bengal eyaletinin Montihari kentinde doğdu. Ailesiyle birlikte İngiltere’ye döndükten sonra, öğrenimini Eton College’de tamamladı. Gerçek adı Eric Arthur olan Orwell, 1922-27 yılları arasında Hindistan İmparatorluk Polisi olarak görev yaptı. Ancak, imparatorluk yönteminin içyüzünü görünce istifa etti. 1950’de yayımladığı Bir Fili Vurmak adlı kitabı, sömürge memurlarının davranışlarını eleştiren makalelerin derlemesidir. İkinci Dünya…